ALTINI ÇİZDİKLERİM

03 Aralık 2016



















ALTINI ÇİZDİKLERİM

02 Aralık 2016















OKUDUKLARIM 165/ ERİK AĞACI

01 Aralık 2016


Köklerin neredeyse orada çiçek açarsın...

Büyükannemin söylediği en güzel sözdü bu. Çünkü kökün ne kadar güçlü olursa vereceğin meyve de o kadar güzel olur. Ancak benim meyve verecek dallarımı daha on yedi yaşındayken kırdılar. Dün ile bugün arasında öyle çok fark var ki... Isaac ile erik ağaçlarının arasında koşturup, birlikte büyüdüğümüz küçük Alman köyüne rüzgârlı tepeden baktığımız günler çok mu geride kaldı şimdi?

1938 yılının sonbaharı, neden savaşı beraberinde getirdi ki? Sürekli kulağımda yankılanan bomba ve siren seslerini kim silecek? Ailem ve ben sığınağa tam vaktinde gidebilecek miyiz düşüncesinden ne zaman kurtulacağım peki?

Neyi özlüyorum biliyor musunuz? Isaac ile birlikte yumuşacık ekmek üzerine sürüp yediğimiz erik reçelinin tadını. O erik reçeli benim çocukluğum, hayallerim ve umutlarımdı. Ah Isaac... İnançlarımız yüzünden bu savaş bizi ayırsa da kalbimdeki seni nasıl alacaklar? Ben, Christine Bölz, her neredeysen orada senin yanındayım. Seni seviyorum, sevgilim ve senden hiç vazgeçmeyeceğim. Hem aşk için kimler neleri feda etmedi ki...

Ardımda Kalanlar ile gönülleri fetheden Ellen Marie Wiseman, bu kez Erik Ağacı ile okuyucularıyla buluşuyor. Annesinin hayatına dayanan hikâye cesareti, kurtuluşu, kalp kırıklıklarını ve aşkla uyanan umudu müthiş bir gerçeklikle anlatıyor.

OKUDUKLARIM 164/ BABAMIN BAVULU

30 Kasım 2016



"Ölümünden iki yıl önce babam kendi yazıları, el yazmaları ve defterleriyle dolu küçük bir bavul verdi bana."
Orhan Pamuk 2006 yılı Aralık ayında, Nobel Edebiyat Ödülü'nü alırken "Babamın Bavulu" adlı bir konuşma yaptı. Pamuk'un otuz iki yıllık yazarlık çabasının ruhunu içtenlikle yansıtan bu duygulu konuşma, bütün dünyada derin yankılar uyandırdı. Yazmak ve yaşamak konusunda temel bir metin niteliğindeki "Babamın Bavulu"nu Pamuk'un aynı konuları ve dertleri başka açılardan ele aldığı başka iki ödül kabul konuşmasıyla birlikte yayımlıyoruz. Pamuk'un Amerika'da çıkan World Literature (Dünya Edebiyatı) dergisince verilen Puterbaugh Ödülü'nü alırken 2006 Nisan'ında yaptığı konuşma "İma Edilen Yazar", yazarlığın psikolojisi ve yazar olma ihtiyacı ve serüveniyle ilgili. Pamuk'un Alman Kitapçılar Birliği'nce verilen Barış Ödülü'nü 2005 Ekim'inde alırken yaptığı "Kars'ta ve Frankfurt'ta" adlı konuşması ise, roman yazarının kendisini başkalarının yerine koyma gücünü ve bu çok insani yeteneğin siyasi sonuçlarını araştırıyor. Yazarının bir bütün olarak gördüğü bu üç konuşmadan oluşan Babamın Bavulu'nun artık bütün dünyada çok iyi tanınan ve çok okunan bu büyük yazarımızın küçük bir başyapıtı olduğunu düşünüyoruz...

Yazarlık nedir, niye yazar olunur, hayat ve yazmak, yazarlık sabrı ve roman sanatının sırları üzerine mücevher değerinde kişisel bir kitap.


OKUDUKLARIM 163 / TRENDEKİ KIZ


Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dâhil olmaya karar verdi.

OKUDUKLARIM 162 / ALLAH'IN VELİ KULLARI EVLİYALAR

28 Kasım 2016


İçinde bir çok Evliyanın hayatı yer alıyor

ATEŞSİZ FIRIN
Somuncu Baba, bir gün fırına ekmeklerini sürdü.Pişmesini beklerken, yanına Padişah Yıldırım Bayezid Han'ın damadı Seyyid Emir Sultan geldi.Elinde bir çömlek vardı.''Selamün aleyküm baba! Dedi.O da; ''Ve aleyküm selam'' diyerek birbirlerine bakıştılar.Başka hiçbir kelime konuşmadan tanıştışlar.Emir Sultan, elindeki yemek çömleğini Somuncu Baba'ya verip, içindekinin pişirilmesini rica etti.Somuncu Baba, kabı alıp fırının ağzından içeri sürmek istediyse de, çömleği fırına sokamadı.

İZLEDİKLERİM 78

27 Kasım 2016


Dünyada ki tüm büyük devletlerin kendi güvenliklerini sağlamak için gizli örgütleri ve timleri vardır. Devlet kendi güvenliğini sağlamak için bu gizli örgütleri kullanır. İntihar timi filminde de çizgi romandan esinlenerek benzer bir konu işlenmiştir. Devletin gizli bir hapishanesinde mahkûm olan çeşitli özel güçlere sahip kişiler vardır. Bu insanlar topluma zarar vererek suç işlemiş olan kişilerdir. Ama bunları özel kılan doğaüstü güçlere sahip olmalarıdır. Özel güçlere sahip olan bu kötü adamlara dünyanın karşılaştığı büyük sorunlar için ihtiyacı vardır. Hükümet tarafından mecburen serbest bırakılan bu grup dünyayı kurtaracak kişiler olarak görülürler. Devlet bu adamlara bir teklifte bulunur. Kötü adamlara hükümetle çalışması koşulu ile serbest bırakılacaklarını, hayatlarının geri kalanını hapishanede geçirmekten kurtulabileceklerini teklif eder. Görevleri ise dünyayı kurtarmak olacaktır. Bu şekilde oluşturulan timi anlatan film intihar timi izle ile seyredilebilmektedir.


2.dünya savaşı sırasında geçmektedir. Filmde genç bir avukat savaşın sonlarına gelindiğini anlayarak kendi gücüylede nazilere karşı savaşacaktır. Kafasını çok iyi kullanan avukat gece gündüz çeşitli planlar yapmaktadır. Halk tam olarak güvende değildir etraf askerlerle kaynıyordur çok kısıtlamalar vardır.